Sabır

Yılmadan yıkıcılığa mağlup olmamak için beklemek. Çalışarak, mücadele ederek, çaba göstererek beklemek. Her şeyin bir oluş ve tamamlanma süresi vardır. Çocuk dokuz ayda doğuma hazır hale gelir. Bir ağacın meyve verme süresi bellidir. Her arzulanan sonuç için de belli bir olgunlaşma süresi vardır. İşte bunu bilerek beklemek, sabretmek olur. Ancak biz biliriz ki, kadının yumurtası ile erkeğin spermi birleşince çocuğun oluşum süreci başlamıştır. Bir olayın oluşabilmesi için istek ve vizyonlama şarttır. Kalan kısım için yapıp çaba göstermek, işte bu da sabır kısmıdır. Örneğin, istiklal savaşı da Mustafa Kemal’in türk ordusunun yeterli donanıma sahip olabilmesi için zaman kazanmak amacıyla taarruza geçmekte acelee etmemesi bir sabır örneğidir. Hz. Muhammed’in merkezi müşriklerle anlaşma yaparak bu süre içinde Kur’an’ı anlatma ve öğretme faaliyetlerinde bulunması da bir aktif sabır örneğidir. Sonuç olarak, bir çok konuda olduğu gibi sabır konusu da hiçbir şey yapmadan öyle boşa beklemek şeklinde yanlış anlatılmıştır.