Kötülük

Kötülük, insanın kendine ve başkalarına zarar vermesidir. Kötülüğün kökeni cehalettir. Kendini, kim olduğunu unutan insanın yalıtımı ve yanlızlık duygusunun oluşturduğu korkudan kaynaklanır. Bu sebeple insan; yalancı, ikiyüzlü, bencil ve hırslı olmaya başlar. Kötülük, iyiliğin ortaya çıkması için var olan ve sonra yok olacak olan bişeydir. Çünkü insan, hayatı deneye deneye bir süre sonra kötülüğün dönücülüğünü fark eder ve özgür iradesi ile ondan vazgeçer. Tanrının insana verdiği tekamül imkanı ile kötülük, iyiliğe dönüşen bir potansiyel taşır. İnsan başkalarına zarar verdiğinde, onun daha sonra kendine dönen karmik çarkıyla yavaş yavaş uyanmaya başlar. Çünkü insanın özündeki tanrısallık, herkesin tek bir kişi olduğu bilgisinden haberdardır. Başkasına verdiği acıyı aslında kendisine de vermiş olduğunu anlamaya başlar. Başkasına attığı tokadı kendi yanağında hisseder. Ne zaman? Ölüp de beden baskısından kurtulduğunda. O zaman total farkındalık düzeyine ulaşır. Çünkü hayat deneyimleri içinde düşe kalka, deneye yanıla, yavaş yavaş iyilik ve kötülük konusunda ayrım kesinleşip netleşmeye başlar. Acı çektiren kişiden acıları döndürmeye çalışan kişiye dönüşür. Karanlığa sürükleyen kişi olma durumundan aydınlatan, öğreten kişi olmaya başlar. Artık o öldüren kişi değil, yüzleri güldüren kişi olmuştur. İşte bu tanrının diyalektik dönüşüm işlemidir. İşte tam da bu noktada şeytanın işi biter. Bu süreç içinde yaratan insanın önüne sonsuzluk koymuştur. Bu sebeple insanlık macerasının sonu, bir gün, birlik bütünlük bilincinin oluştuğu günün bayramı olarak kutlanacaktır mutlaka.